Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

Kırkağaç

:

yoresel

ESKİ KIRKAĞAÇ'TA GİYİM-KUŞAM
 
Erkek giyiminde (tarımda çalışan kesim dışında) genellikle ceket ve pantolon tercih edilirdi. Ceketin altına şimdi bile zaman zaman moda olan yakasız gömlek giyilirdi. Ayakkabı olarak da mest veya tulumbacı denilen bağcıksız meşin ayakkabılar çokça kullanılırdı. Dini ilimlerle uğra ile esnaf ise şalvar ve uzun lata giyer, başlarına ise beyaz abaniz sarık sararlardı. Gençler veya zeybekler ise mavi çuhadan yapılmış, cep ve paça ağızları siyah ibrişimle işlenmiş, dizden yukarıda kısa don, sırtlarına cepken giyer, bellerine de kırmızı, sarı, yeşil renkli ve saf ipekten dokunmuş Trablus kuşağı, bazıları da vişne çürüğü renkli ve ince pamuklu dokumadan kalın bir kuşak sararlardı. Başlarında ise ipekli taylasan (dürülüp bağlanan beyaz ipekli ince kumaş) bulunurdu. Örneğin Lokman Efe, Süzek Efe, Vasil ve Agop Efeler daima ve özenle zeybek elbiseleri giyerlerdi. Halkın çoğunluğu olan çiftçiler ise elifiye don ve Tarhala Çizmesi’ni tercih ederlerdi.
 
Kadın giysileri çeşitliydi. Sokaklarda çarşaf, yeldirme, kıvrak, bazıları da siyah yeldirmenin üzerine beyaz çivitli Marhama” denilen örtüyü örterlerdi. Pek az bir kısmı iskarpin, diğerleri mest, kundura, bazıları da kısa konçlu, sarı deriden yapılmış Edik denilen bir çeşit çizme giyerlerdi. Takı olarak başa bağlanan baş altını ile boyunlara takılan inciler ve ufak altınların üst üste dizilmesiyle yapılan Kıstı’lar pek revaçtaydı.
 
Sadece dışarıdan gelen yüksek dereceli Osmanlı Devleti’nin yerel yönetim ve hukuk adamları ile Rum, Ermeni ve Musevilerin zengin sınıfı fes giyerler ve kravat takarlardı. Giyim-kuşamdan söz açılmışken kıvrak’tan söz etmemek olmaz. Kıvrak, Kırkağaç dışında ferace adı ile başka bazı yörelerde de kullanılmakla beraber, neredeyse Kırkağaç kadınlarıyla özdeşleşmiş bir giysidir. Son yıllarda kullanımı nispeten azalmış bile olsa annelerimizin kuşağından olup da kıvrak giymeyen yok gibidir. Kıvrak’ın çok uzun yıllardır Kırkağaç’ta kullanıldığı bilinmektedir; ama bunun hangi tarihte ve hangi kanaldan girdiğini saptayamadık.
 
Bilmeyenler için tarif edelim: Kıvrak imamların giydiği cüppeye benzeyen, fakat giyilmeyen, sadece başın üzerine örtülen siyah renkli bir giysi yada örtüdür. Bu giysinin boş olan kolları iki taraftan omuzlardan aşağı doğru sarkar. Baştan itibaren yere kadar iner, önde düğme veya fermuar gibi kapatan bir şey yoktur. Kıvrağı bu kadar yaygın kılan elbette ki çok pratik ve kullanılışlı oluşudur. Söz gelimi aniden evden çıkmak zorunda olan bir hanım uzun bir hazırlık yapma gereği duymadan, onu başına örttüğü gibi kapıdan çıkabilir. Kullanan hanımın içten tutuş şekline göre, dışarıdan bakan biri onun ya tek gözünü yada iki gözünü görebilir. Kıvrak zaman zaman siyasi-sosyal gündem oluşturmuş. resmi otoritenin yasaklama girişimleri etkisiz kalmıştır. Fakat daha önce de belirttiğimiz gibi, son yıllarda kullanımı kendiliğinden azalmıştır.
 
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • Emniyet Teşkilati Mensupları Hanımları Yardımlaşma Derneği
  • UPEM
  • TUBİM
  • Suç Önleme Sempozyumu
  • UTSAS Sempozyumu
  • RESİM
  • KGYS
  • BİMER
  • İçişleri Bakanlığı
  • Çocuklar Uluslararası Sempozyumu
  • Polis Radyosu